19 Eylül 2010 Pazar

Atom Karinca




Bugun, Elif Safak Haberturk Pazar ekindeki kose yazisinda, cok guzel deginmis cogumuzun hayatinin ayrilmaz bir parcasi olan “keskelerle yasamak” konusuna. http://www.haberturk.com/yazarlar/551039-secmek-ya-da-secememek .  Okumayanlar umarim bir firsat bulur da okur, ve benim gibi Elif Safak Pazar gunu yazilarinin bir takipcisi olur. 

Her onun yazisini okudugumda, ha iste, ben de boyle dusunuyordum, ne guzel dile getirmis diye geciriyorum icimden.  Gunluk olaylari ve insanin kendi icindeki tum ikilemleri olabilecek en acik sekilde dile getiriyor.  Bu yuzden seviyorum yazilarini, her seferinde kendimden birseyler buluyorum o yazilarin icinde.

Nitekim bugunku yazi konusu “keske” ler…  Gecmise bagli yasamak, yaptiklarimizla degil de yap(a)madiklarimizla butun kafamizi mesgul etmek, hep bardagin bos tarafina bakarak yasamak…  Insanlarin buyuk cogunlugu bu sekilde yasamini geciriyor, ufak bir kesim ise, ya cok rahatliklarindan, ya “ermis” olduklarindan, ya da ekstra ego’lari ve kendilerine olan asiri hayranliklari yuzunden belki de daha tatmin olmus bir sekilde suruyorlar hayatlarini.

Ben, maalesef, ilk kategoriden bir insan olarak, genelde hayatimi dolu dolu, keyif keyif, yasayabilenlerden degilim.  Enteresan bir ikilem de olsa, aslinda cok da pozitif bir insanimdir, hem de maskesizinden...   Ic ve dis dunyalarimin farki diyelim her ne kadar ben de tam cozebilmis olmasam da.  Bir baska yazimda da degindigim gibi hep “xxx lazim” diyerek, veya “keske xxx” olsaydi diyerek pek fazla huzurlu vakti birakmiyorum kendime.    

Bu kafamin icinde olup biten.  Diger taraftan fiziksel olarak da pek fark yok… Karincalardan farksizimdir.  Bir saniye yerimde duramam, ha soyle iki dakika ayagimi uzatayim, yok, mumkun degil.   Bu niye peki?  Kendimden korkup kaciyorum herhalde?  Kendimden…   Veya o diger minik seslerden…  Atom karinca dememisler bosuna bana, kulaga komik gelse de, gerceklerle yuzlestigim vakit, atom karincalik pek bir halim kalmaz herhalde…  Simdilik ben kacmaya devam, yerinde duramamaya, ve “keske” lerimi dusunmeye… Bunlar olurken cozumler uretmeye ve gerceklerle yuzlesmeye. Insallah bunlarin tersinin olacagi gun yakindir, ve gun gelir, etrafimdaki birkac insan gibi, dunya bir yana ben bir yana butun gun ayagimi uzatip koltuga soooyle bir uzanabilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder